Mehter Takımı » MEHTER TAKIMI | MEHTER TAKIMI KİRALAMA | KİRALIK MEHTER TAKIMI | MEHTERAN EKİBİ | İSTANBUL MEHTERAN | MEHTER TAKIMI FİYATLARI

Mehter Takımı


                            İSTANBUL MEHTERAN TAKIMI-MEHTER TAKIMI

Mehter dostluk, sevgi, birlik ve kahramanlık demektir. İstanbul Mehter Takımını kendine has özellikleri ile korumak yaşatmak gelecek nesil'e bırakmak her Türk vatandaşının  görevidir. Mehter; mızıkacı, çadırcı, kavas gibi muhtelif manalarda kullanılmış bir tabirdir Mehter Farsça " MIHTER" kelimesinin Osmanlılarca ULU-BÜYÜK manasına gelen bir kelimesinden alınmıştır. Dilimizde bu kelimenin Arapçalaştırılmış şekillerinden " MEHTER" kullanılmaktadır.

   
 

                                                      İSTANBUL MEHTER TAKIMI ÖNEMİ

Bu konuyla ilgili Evliya Çelebi'nin, Sultan 4.Murat devrinde büyük bir ordu olayını Şöyle anlatır. "Mimarların mı, yoksa mehterlerin mi alayda önceliği konusunda karar verilemez. Bu hususda görüşmek üzere Mimarbaşı ile Mehterbaşı Sultan Murat'ın huzuruna çıkarlar; Mimarbaşı başlar söze:Padişahım! Mehterler pirsiz esnaf olup Cemşid sanatını tutmuş bir alay Deccal kavmidir, biz padişahımıza saraylar, selâtin camileri, köprüler yaparız, İslam ordusunda lüzumumuz, hizmetimiz vardır; elbet mehterlerden evvel geliriz! Der. 
Bunun üzerine mehterbaşı da şu iddiada bulunur.
Padişahım! Hangi bir tarafa gitseniz mehabet, şevket, salâbet ve şöhretiniz için, dosta düşmana karşı davul, kudüm, nefir döverek gitmeniz lazımdır. Cenk Meydanlarında gaziler cenge salmak için köslere biz tokmak çalarız ve askeri şevke getirip biz kaldırırız, padişahımız bir şeye üzülse huzurunda oniki makam, yirmi dört şube, yirmi dört sul, kırk sekiz terkip musiki faslı edip, padişahımızı neşelendiririz. Eski hükema; saz ve söz hanende, âdemin gönlüne safa verir, demişler. Biz de ruha gıda verir esnafız. Bahusus ki nerede Resulullah'ın âlemi olsa, orada dabl-ı Al-i Osman bulunmak gerekir...
Bunun üzerine Sultan 4.Murat, mehterlerin mimarlardan evvel geçmesini irade buyurur...




MEHTER TAKIMININ TARİHÇESİ

Mehter Takımı Dünyanın ilk ve en eski alaturka Ordu bandosudur. Hun'lar zamanındaki adı Tuğ olan ve vurmalı sazlarla sazlarla nefesli sazlardan oluşan askeri mızıka okulunun Fatih'ten sonra aldığı isim, Hun'lardan beri Türk savaş tekniğinin vazgeçilmez unsuru olan askeri müziğin amacı, çok uzaklardan duyulan ve gitgide yaklaşan gök gürültüsüne benzer yabancı bir müzmin sesiyle düşmanın moralini bozup savaşacak güç bırakmamak, düşmanı teslim almak suretiyle harbi en kısa zamanda bitirmek ve böylece bir bakıma insan kıyımını önlemektir.

Dünyanın en eski askeri bandosu olan mehtere ilk olarak Orhun Kitabelerinde rastlanmaktadır. Bu kitabelerde “Kübürge” ve “Tuğ” olarak anlatılan askeri bandonun,11. yy. yazılmış Divan-ü Lügat-it Türk’te Hakanların huzurunda müzik yaptığını anlatılır. O zamanlarda küvrük (kös), tomruk (davul), çenk (zil) ve nay-i Türkî adındaki sazlardan oluşan “Tuğ” lar, savaşlarda ve özel günlerde müzik yapmaktaydılar. Ayrıca “Tuğ” Türklerde hâkimiyetin de sembolü olmuştur. 
Selçukluların T'abılhâne veya Nevbet hane dediği bu kurumda Hunlardan beri ikisi nefesli, dördü vurmalı altı temel çalgı yer almıştır:İslamiyet ten sonra adları zurna, boru (nefir veya şahnay), çevgan, zil, davul ve kös'e çevrilen yurağ, boygur, çöken, çanğ, tümrük ve küvrük. Savaşta ordunun önünde giden kös, davul, nakkare, zil, çevgan, çalpara, çengi harbi, zurna ve boru gibi yüzlerce vurmalı ve nefesli çalgının çalacağı müzik, savaş, tören ve oyun (spor) amaçları için özel olarak bestelenirdi. 

Osmanlı imparatorluğuna Anadolu Selçuk Türklerinden geçmiştir. Şöyle ki Osman Gazi'nin kurduğu Beylik; Bizanslılara karşı birçok önlemli savaşlar kazanmış olup topraklarını genişletmiştir. Bu savaşlar neticesinde Osman Gazi'nin, Selçuklu hükümdarı Aladdin Keykubat'a yararlığını göstermek ve bu savaşlarda kazandığı bazı harp ganimetlerini Selçuklu Hükümdarına hediye olarak göndermiştir. Bu arada İnegöl kalesini de kuşatarak beyliğine dâhil ederek büyütmüştür. Bu olaylardan çok memnun kalan Anadolu Selçuklu Hükümdarı adamlarında KARA BALABAN ÇAVUŞ vasıtasıyla 1284 tarihinde Osman Gazi ' ye bir ferman göndererek kendisini kutlamış ve Emirlik payesi ile İstiklal (EGEMENLİK) sembolü sayılan Tuğ, Âlem Tabıl (DAVUL) Nakkare (ÇİFTENARA) Hakkaniyeti, Adaleti temsilinde Ak (BEYAZ) renkte sancak göndermiştir. Osmanlılarca TABLI ALI'i OSMAN adı ile anılan ilk mehter nevbeti (KONSER) 1289 tarihinde Bileciğin bir kasabası olan söğüdün büyük Mescit meydanında Osman Gazi ve silah arkadaşlarının huzurunda bir ikindi vakti ayakta dinledikleri bir nevbet (KONSER) ile Osmanlının hazarda ve seferde çok büyük hizmetler verecek olan Mehter takımı kurulmuş olur. 

Osman Gazi ve silah arkadaşlarının ayak üzre dinledikleri bu nevbet (KONSER) Selçuklu hükümdarına gösterdikleri hürmetten dolayıdır. Bu adet Osman Gazi'den sonraki Padişahlarca da devam etmiştir


İSTANBUL MEHTERTAKIMI İKİ BÖLÜMDEN OLUŞUR 


Mehter takımının yürüyüş nizamında merasime iştirakşöyledir:Önde çorbacı başı (Emir-i Âlem) unvanını taşıyan ve başında"üsküf" bulunan mehteran bölüğü komutanı, onun arkasında soltarafında zırhlı muhafızı ile birlikte yeşil sancak, ortada istiklal alametiolan ak sancak, sağ başta ise zırhlı muhafız ile birlikte kırmızı sancakbulunur. Sancakların arkasında ise üçerli koldan üç sıra halinde dizilmiş dokuztuğ gelir. Sağ taraftan kırmızı sancağın arkasında, yeniçerilerin taşıdığıhücum tuğu yer alır. Tuğlardan sonra ortada mehterbaşı bulunur. Mehterbaşındansonra ise mehterin iki katı adedince çevgenler (okuyucular), zurnazenler,boruzenler, nakkarezenler, zilzenler ve davulzenler gelmekte. En arkada ise atsırtında taşınan kös bulunmakta.
Mehter takımı katlardan oluşur. 3 katlı, 5 katlı, 7 katlı, 9katlı 11 katlı ve 13 katlı diye adlandırılır. En küçüğü 3 katlı, en büyüğü 13katlı olarak kurulmuştur. Mehter takımında katlı demek her sazdan o katlınispetinde Enstrüman bulunması demektir. Yani 5 katlı Mehtertakımında, 5 zurna, 5 boru, 5 nakkare, 5 zilve, 5 davul var demektir. Buna göre10 çevgen (diğer sazların iki misli) bulunur. 13 katlı Mehter yalnızca Padişahaaittir.


İSTANBUL MEHTER TAKIMI DİZİLİŞ VE YÜRÜYÜŞÜ

Mehter takımının kendine has bir yürüyüş şekli vardır.
Yürüyüşlere daima Besmele ve sağ ayakla başlanır. Yürüyüşyapılırken her üç adımda atışta sağa ve sola dönülerek yürünür. Bu Mehtertakımının sağa ve sola RAHİMALLAH - KERİMALLAH manasına gelen selamlamayürüyüşüdür. Yoksa bazı çevrelerin ifade ettiği gibi iki ileri bir gerişeklinde değildir.


İSTANBUL MEHTER TAKIMI KONSER DÜZENİ

İlk kurulduğu yıllarda çember biçiminde dizilen mehter,sonraları yarım daire (hilâl) biçiminde dizilmeye başladılar. Mehteran, daireşeklinde nevbet nizamını teşkil ederler, nakkare zenleri oturup diğerlerininayakta durmasıyla da hilal görünümü verir. Kösler hilalin orta ilerisinekonulur. İçoğlanı Başçavuşu, mehter faslı başlamadan önce daireden çıkarakortaya gelir ve:"Vaktı-i Süruru sefa Mehterbaşı Ağa! Hey! Hey! "diye bağırır. Bu sırada hazır bulunanların dikkatlerini çekmek içinnakkarelerle sofyan usulünde üç tempo atılırdı. Nakkareler çalarken deMehterbaşı ağa mehterin önüne gelir:"Merhaba Ey Mehteran!" der vesağ elini göğsüne koyarak mehteri selamlar. 
Mehteran da hep beraber sağ ellerini göğüsleri üzerinekoyarak koro halinde "Merhaba, Mehterbaşı Ağa!" diyerek karşılıkverirler. Daha sonra mehterbaşı ağa:"Hasduuuur" diyerek çalınacakmakamın ve eserin adını söyler (mesela "Der fasl-ı Acem aşiran, cihadı-ıekber marş!" derdi) hemen arkasından "Haydi.. Ya Allah !"diyerek mehteri icraya geçirir. Nevbet bitince mehter gülbankı (duası) okunurve fasl sona erer...


İSTANBUL MEHTER TAKIMI DUASI

Allah Allah, Celilü'l - Cebbar, Muinü's - Set tar Halıku'l -Leyli ve'n - Nehar, Layezal, Zülcelâl, birdir Allah Anın birliğine, Resul - üEnbiya Peygamberimiz Cenab - ı Ahmed - i Mahmut - u Muhammed Mustafa ( Bütünefrad elleri göğüste olduğu halde rükûa gelir gibi eğilirler ) Al-i evladı-ıResulü müçtebi imdadı-ı ruhaniyetine; bir cümle Âlem- İ İslam’ın sıhhatüselametine, Ordularımızın devamı Muzafferiyetine Aziz Devletimizin Beka-ütemadüsüne üçler, yediler, kırklar, göçenler demine devranına " Hu diyelimHuuu" denildikten sonra bütün mehter takımı davul ve zilleri şiddetlevurarak dokuz defa "Hu" çekerlerdi. Sonra da üç defa kös vururlardı.
Eli kan kılıcı kan, sinesi üryan, ciğeri püryan, meydan-ışahadette Allah yoluna revan, Kahrımız Gazabımız düşmana ziyan!... Adüvdenkorkmadık korkmayız hiç-bir zaman Kura-anda Zafer va-ad ediyor Hazreti YezdanUğrun açık olsun ey Serdarı Mücahid, Hüda kılıcını keskin etsin. Ömrünü güngibi bedid! Fahri âlemi hoşnut etsin. Hak, gaza-i ekberin etsin mübarek veSait. 

Takımın içinden evvelce seçilmiş dik ve güzel sesli biri tizperdeden:"Nasrünminallahi ve fethün karib. Ve beşşiri! L müminin"ayetini okur, üç defa "Allah" diyecek kadar dururdu. Sonra bütünaletlerle beraber davullar ve kösler hafif vurarak devamlı teramole yaptığısırada hepbir ağızdan "Allah Allah" deyince susarlar ve baş eğerekgeriye döner ve dağılırlar.

İSTANBUL MEHTER TAKIMI MEHTER MÜZİĞİ

Mehter müziği klasik Türk müziğindeki makam ve usullerinkullanıldığı teksesli bir müziktir. Peşrev, semai, nakış, cengi harbi, murabba,kalenderi gibi formları vardır. Mehterhane'nin repertuarında bunlardan başkaserhat türküleri de yer almıştır. Buna karşılık, bazı mehter peşrevleri defasıl müziğinde çalınmıştır. Mehter müziğinde ahlâtı, revani, saf gibi fasılmüziğinde hemen hemen hiç kullanılmamış usullere yer verilmiş, bunların çoğu, ousulde bestelenmiş yapıtların form adı da olmuştur.

Mehter müziğinin bestelerinin çoğunu Mehterhane'de görevlimüzikçiler yapmıştır. Günümüze ulaşan mehter melodilerinin en eskileri NefiriBehram, Emir-i Hac, Hasan Can ve II. Gazi Giray gibi 16. yüzyıl bestecilerininyapıtlarıdır. Notası bulunan yapıtların da büyük çoğunluğu 17. yüzyıldankalmıştır. Bu yüzden belli başlı bestecileri Zurnazen Edirneli Dağı AhmedÇelebi, Zurnazen başı İbrahim Ağa, Müstakim Ağa, Ham mali ve Şah Murad'dır.Hızır Ağa da 18. yüzyılın en büyük mehter bestecisidir. 16. ve 17. yüzyılınçoğu peşrev formunda olan yapıtları Ali Ufki Bey'in ünlü derlemesi Mecmua-i Sazü Söz ve Kantemiroğlu Edvarı adıyla tanınan Kitabı İlmi'l-Musiki alaVechi'l-Hurufat aracılığıyla günümüze ulaşmıştır.

Mehter müziği bestecileri Osmanlı ordusuna cesaret ve coşkuverici, düşman askerini korkutucu melodiler yaratmaya özen göstermişlerdir.Osmanlıların Avrupa'nın ortalarına kadar ilerlemesi, 17. yüzyılda mehtermüziğindeki birçok öğenin Avrupa müziğine de girmesine yol açmıştır. Bunlarınbaşında kös, nakkare, çevgan, halile gibi belirsiz ses veren vurmalı çalgılarınkullanılması gelir. Ayrıca bazı batılı bestecilerin yapıtlarında mehtermüziğinden esinlenilmiş bölümler de vardır.

Mehter, sanılanın aksine sadece marş çalmaz. Kendi yapısınauygun kâr, karçe, beste, semai, fasıl şarkıları, serhat ve Rumeli türküleri,peşrev ve saz semaileri de mehterin repertuarı içinde yer alır.


İSTANBUL MEHTER TAKIMI KIYAFETLER

Saz başları kırmızı cübbe, kırmızı kavuk, kırmızı şalvar,sarı üç etek ve sarı yemeni giyerler. Diğer sazlar koyu mavi cübbe, kavuk,şalvar ve renkli üç etek ile kırmızı yemeni giyerler. Çevgânlar da saz başlarıgibi giyinirler..